21 Temmuz 2010 Çarşamba

Turkcell'den bomba transfer, Ahmet Bayram Turkcell'de !


Transferin sessiz ekibi Turkcell, bir çok şirketin peşinde olduğu Yeditepe'nin yıldız ismi Ahmet Bayram‘ı süpriz bir atakla renklerine bağlayarak bombayı patlattı. Genç bilişimcinin sağlık kontrollerinin ardından kendini 1 yıllığına Turkcell’e bağlayacak imzayı atması bekleniyor.

Ahmet Bayram ise transferiyle ilgili olarak yaptığı açıklamada “Ben zaten çocukluğumdan beri Turkcell taraftarıyım, Avea hattımı ise en kısa zamanda kapattıracağım.” dedi. Yeni transfer Ahmet Bayram’ın hafta başından itibaren yeni takımı ile çalışmalara başlaması bekleniyor.

26 Eylül 2009 Cumartesi

Sözde Ruhr Derbisi

Nuri'ye başarılar diliyoruz, her ne kadar Trt bizi hayal kırıklığına uğratıyor olsa da. Ah 24 neredesin, bi 4:3 16:9 ayarını bile yapamadılar haftalardır:) Şimdi de derbiyi yayınlamıyorlarmıs.

24 Eylül 2009 Perşembe

Kral Doğulur, Adam Olunur

Türkiye liginde en çok gol atan futbolcu... Galatasaray’ın lig ve Avrupa kupalarındaki en golcü ismi... Milli Takım formasıyla en çok gol atan futbolcu.... 1997 FIFA Dünya Gol Kralı ve ‘Bronz Ayakkabı’nın sahibi... Yani rekorların rekortmeni Hakan Şükür...

Çok eleştiriliyor bugün, bugünkü röportajı okuduktan sonra haksız da sayılmazlar eleştirenler. Yine de hiçbirşey üstteki paragrafı değiştiremez eleştirenler de bunu unutmasın derim ben, gün olur devran döner bir gün TD koltuğuna ya da olmaz ya başkanlığın koltuğuna oturur bu adam adını saygıyla anarız. Onun için de unutulmayacak tezahüratlar yaratırız, ama şimdilik gözüken iyi giden tekere çomak sokan adam konumuna getiriliyor Kral. Yine de o her daim Kral'dır, bir de taraftarını üzüp küstürmese..

20 Eylül 2009 Pazar

#99 Ümit Karan

Geçen yılı sıfır golle kapatılınca yol almıştı takımdan, 5 haftadır da ses çıkmıyordu Eskişehir'den. Bu gece gol sesi yükseldi, Ümit Karan siftah yapmış. Hayırlısı olsun... Trajikomik olan Necati'nin Ümit'ten daha çabuk olarak geçen hafta gol atmış olmasıdır.

Beşiktaş 0-1 Kayserispor // Şampiyon Nakavt

Üzücü ama kanıksadığımız bir durum, aslında bir yerde bir Türk futbolu klasiği yaşıyoruz. Bir sene 80 puan alırsınız şampiyon olursunuz, ertesi yıl 53 puanla Avrupa Kupalarına gidemezsiniz. Futbol literatüründe normal olmayan tüm istikrarsızlık senaryoları bizim ligimiz için mutlu sonla biten bir yeşilçam klasiği gibi. Herşey yazın gelen bırakabilirim cümlesiyle başladı, bugün ise sürecin son noktasındayız. Gider mi, kalır mı bilmem ama Denizli'nin içinde olduğu durumu kabullenmesi bence onun kariyerinin bitme noktasına doğru ilerlediğini gösteriyor. Artık Beşiktaş bir girdabın içinde ve çıkış zor, geçen yıl namağlup Ertuğrul'u gönderip kenardaki Denizli'yi getirmek kolaydı, şimdi bekleyeceğiz Demirören'in harika çözüm önerisini ama bence herşeye rağmen eğer sezona Mustafa Hocayla başladıysanız görevinin başında tutmalısınız. Göndermek yerine, hedef planlamasını revize edip Avrupa'da Uefa'ya kalma üzerine bir strateji geliştirilmelidir. Hala ümit var, hiçbirşey bitmiş değil...

13 Eylül 2009 Pazar

... Unutur mu bu Taraftar?

"Bence Galatasaraylılık din gibi, mezhep gibi yerleşmiş, köklü bir inançtır. Galatasaray'ı işte bunun için tercih eder ve Galatasaraylılığımla her zaman gurur duyarım."